![]() |
| Cumhuriyetimizin 20. Yılı |
|
|
![]() |
| DOSYALAR |
|
|
![]() |
| VİDEOLAR |
|
|
|
|
![]() |
|
Dünya da her yıl 4 milyon insanın hayatını kaybetmesine neden olan sigara, son yıllarda ülkemizde de kullanıcı sayısını artırmış bulunuyor.
İçinde barındırdığı bir çok zararlı maddeler nedeniyle, çeşitli ölümlerin başlıca sebebi olan sigara kullanım oranı gelişmiş ülkelerde azalırken, üretimin arttığı görülüyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre sigara, şu an dünyada en büyük sağlık sorunu olarak görülüyor ve her 13 saniyede bir kişi sigara ve neden olduğu hastalıklardan dolayı ölüyor.
SON 5 YILDA SİGARAYA HARCANAN PARA %57 ARTTI
KKTC’de son 5 yılın sigara ithalatı istatistiklerinde 1999 yılında sigaraya 14 milyon 523 bin 609 Amerikan Doları harcanmışken, bu rakam 2004 yılında 22 mlyon 865 bin 994 Amerikan Doları’na yükeliyor.
Bu da demek oluyor ki 1999 yılındaki rakamdan %57 daha fazla sigara içiyoruz.
İşte yıllara göre sigara ithalatı:
Yıl Harcanan Miktar (ABD Doları)
14,523,609 $
14,337,755 $
12,278,955 $
13,865,929 $
17,544,292 $
22,865,994 $
GELİŞMİŞ ÜLEKERDE KULLANIM AZALIRKEN, ÜRETİM ARTIYOR
Dünyanın gelişmiş ülkeleri başta Kanada ve ABD tarafıdnan sigaraya karşı ciddi bir mücadele başlatıldı..
Avrupa ülkelerinde de başlayan anti-sigara kampanyalarıyla, çok uluslu sigara şirketleri ciddi bir pazar kaybıyla karşılaştı ve buna bağlı olarak satışlarını gelişmekte olan ülkelere yönlendirdiler.
Dünyada 4 Katrilyon Türk Lirasından fazla bir hacme sahip olan tütün endüstrisi, dünyanın en büyük endüstrilerinden biri olmayı sürdürüyor.
ABD, Kanada ya da Avrupa Birliği gibi yerlerde devlet, bu dev endüstriyi kırmış durumda ve her geçen gün sigarayı bırakanların sayısı artmakta.
İngiliz Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre;
1974-1994 arasında Birinci Dünya Ülkelerinde sigara tüketimi %10 azalırken, az gelişmiş ülkelerde sigara tüketimi %67 artış gösterdi,
2030 yılı itibarıyla sigara kullanımına bağlı ölümler %600 kat artacak, yani bu sayı şu an 1 milyondan, yedi milyona çıkacak.
DÜNYADA EN BÜYÜK SAĞLIK SORUNU SİGARA
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO)verdiği rakamlara göre dünyada her 13 saniyede bir kişi sigara yüzünden hayatını kaybediyor ve bu rakama ölmeden önce yıllarca acı çeken insanlar dahil değil.
DSÖ’nün verdiği rakamlarar göre, her yıl 4 milyon insan sigaradan hayatını kaybediyor.
Bu ölümlerin başında akciğer kanseri ilk sırada yerini alıyor. İkinci sırada ise sigaraya bağlı kalp hastalıkları geliyor.
Eğer gerekli önlemler alınmazsa bu sayı önümüzdeki 20 yılda 10 milyona ulaşacak.
 |
CUMHURİYET Bayramı ile ilgili hazırlıklar tamamlanırken, dünyadaki en büyük ‘uçan bayrak’ olduğu belirtilen Türk Bayrağı, Cumhuriyet’in 80. yılı kutlama törenleri kapsamında Türk Hava Kurumu paraşütçüsü Hakan Zengin tarafından Hipodrom’a indirildi.
Galatasaray'ın tarihinde ilk kez bir Yunan takımıyla resmi olarak karşı karşıya geldiği Olympiakos maçına taraftarlar beklenen ilgiyi göstermezken stada gelen 50 bin taraftar Yunanlı futbolcuların sahaya çıktıkları sırada, kapalı tribünde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Azerbaycan bayrakları açtı. Taraftarlar, ayrıca 2 büyük Türk bayrağını da kapalı tribünde dalgalandırdılar.
 |
Çanakkale, Kara, Hava ve Deniz şehitlerinin birlikte anıldığı 18 Mart Şehitler Anma Günü dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi.
Gün nedeniyle dün Boğaz Şehitliği’nde devlet ve hükümetin üst düzey katılımıyla tören düzenlendi.
Tören, protokol sırasına göre anıta çelenklerin sunulmasıyla başladı. Saygı marşı eşliğinde saygı duruşu ve saygı atışını, İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesi izledi.
KTBK Komutanlığı’ndan Binbaşı Yüksel Gönültaş günün anlam ve önemini belirten konuşmasında, ülkenin bağımsızlığı ve bütünlüğü uğruna canlarını hiçe sayarak ölüme koşan, Kıbrıs ve Türkiye’deki şehitliklerde; ayrıca vatan topraklarını kanlarıyla sularken harbin şartları içerisinde elbiseleri dahi çıkarılmadan bilinmeyen yerlerde kefensiz, ama görevini yapmış olmanın huzuru içerisinde yatan tüm şehitleri minnet ve şükran duygularıyla bir kez anmak üzere biraraya gelindiğini söyledi.
Gönültaş, Türk milletinin, insanlık tarihi boyunca hür ve bağımsız yaşadığın, nice devlet ve imparatorluklar kurduğuna, devlet olmanın onuruna; millet olmanın haysiyetine eriştiğine dikkat çekerek, “(Türk Milleti) Kutsal vatanımızın her karış toprağını kanlarıyla sulanmış olan ülkemizin bağımsızlığı ve bütünlüğü uğruna hayatlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi daima bağırana basmış, haklı gururunu taşımıştır” dedi.
ÖZKÖK’ÜN MESAJI
Türkiye Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, TSK’ye hitaben yayımladığı mesajda, bugün şehitlerin ve Çanakkale Zaferi’nin birlikte anıldığına işaret ederek, Türkiye Cumhuriyeti’nin zor denemden geçerek bugünlere ulaştığını belirtti.
Özkök, TSK’nın Türk ulusunun başı derde girince yine şehit vermeye hazır olduğuna dikkat çekerek, Türkiye’nin bölgesinde istikrar unsuru olduğunu kaydetti. Özkök, tüm şehitleri rahmetle andıklarını ifade etti.
YALMAN
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman ise masajında, vatan topraklarının birliği için şehit olanları rahmet, minnet ve şükranla andıklarını belirterek, tüm şehitlerin rahat uyuması dileğinde bulundu.
Yalman, şehitliğin, vatan, bayrak ve toprak uğruna alınabilecek rütbelerin en yükseği olduğuna dikkat çekerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin sonsuca dek yaşatılacağını vurguladı.
ÖZEL DEFTER
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş Boğaz Şehitliği Özel Defteri’ne şunları yazdı:
“Hak ve hürriyet için, bayrak ve vatan için canlarını feda ederek, Allah’ın katında O’nun cennetinde O’nun ölümsüz askerleri olan sizleri şükranla, minnetle anıyoruz.
Siz bu topraklar için, aziz anavatan için toprağa düşerek tarihe mal olmuş kahraman askerlersiniz. Size ‘dar gelmeyecek makberi kimler kazsın…’ sen tarihe sığmayacak kadar büyüksün, yücesin. Yavruvatan’ın tehlikeli yollardan geçtiği bu günlerde, bizler, sizlerin fedakarlıklarının anlamını daha iyi idrak ediyoruz. Kemiklerinizi sızlatmama andımızı yineliyoruz. Sizi saygıyla, minnetle anıyoruz. Ruhunuz şad olsun.”
|
|
![]() |
|
Bazı haber başlıkları
İÇ HABERLER
Denktaş: 16 öneriyle, Rum’u hazırlıksız yakaladık!
Kıbrıs sorununa 1 Mayıs’tan önce Annan Planı çerçevesinde çözüm bulunması amacıyla 19 Şubat’ta başlayan müzakerelerin dün yapılması gereken bölümü bugüne ertelendi.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, saat 11.00’de başlayacak görüşmeler için Cumhurbaşkanlığı’ndan ayrıldıktan kısa süre sonra yeniden Saray’a döndü ve basına açıklama yaptı.
Denktaş, Rum tarafının, Türk tarafının görüşlerinin Annan Planı çerçevesi dışında kaldığı iddia ederek değerlendirme yapmak gerekçesiyle süre istediğini ve görüşmenin bugüne kaldığını açıkladı.
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, AB’nin görüşme masasında yeri olmadığını belirti. Cumhurbaşkanı Denktaş, dün, ara bölgedeki Lefkoşa Konferans Merkezi’ne, Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde dün sabahki görüşmeye giderken, basın mensuplarının, “Görüşmenin saat 11.00’e alınması Rumlardan gelen bir talep mi? Sorusu üzerine, “Hayır. Bize Rumların belgesini akşam geç verdiler…” dedi.
Cumhurbaşkanı, “RIK televizyonu sizin BM heyetindeki iki AB üyesine itiraz ettiğinizi ve masadan kalkacağınızı belirtiyor. Böyle bir durum oldu mu?” sorusu üzerine şunları kaydetti:
“Evet oldu. AB’nin masada yeri yok. Yardımcı olmaya tabiatıyla kimsenin itirazı yok ama görüşme masasında iki taraf ve BM var. AB’yi de oraya getirmek doğru değil. O itirazı yaptık doğrudur” dedi.
“DEROGASYONLAR HAYATİ…”
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un, KKTC’nin önceki gün verdiği değişiklikler belgesinin Annan Planı’nın çerçevesi dışına çıktığı gerekçesiyle belge üzerinde çalışmak için süre istediğini ve bu nedenle görüşmelerin bugün devam edeceğini söyledi.
Annan Planı’na ilişkin öngördükleri değişiklikleri ana hatlarıyla yazılı olarak dün verdiklerini kaydeden Denktaş, ara bölgeye gidişi sırasında BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto’nun kendisini telefonla aradığını belirtti. Denktaş, “De Soto bize Papadopulos’un kendisine telefon ettiğini ve bu belgenin Annan Planı çerçevesi dışına çıktığını, bu nedenle üzerinde çalışmak istediklerini aktardığını bildirdi” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Denktaş, basına açıklamasında Annan Planı’nda istedikleri değişikliklerin ana hatları hakkında bilgiler verdi.
Denktaş, “Mesela ‘senatoya her iki kurucu devletten 24 kişi gider’ diyor. Ama bizim devlette Rumlar da seçme ve seçilme hakkına sahip olacakları için bunun sarahata kavuşmasını, 24 Türk, 24 Rum senatör olacağının belirlenmesini istiyoruz” dedi.
“İKİ HALKIN GÖLGELENEREK KARMA HALE GETİRİLMESİNİ İSTEMİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş Kıbrıs’ta iki halk bulunduğuna işaret ederek planda “kurucu devletlerden 2 veyahut 5 kişi” gibi ifadeler kullanılırken, bunların Türk veya Rum olacağının da açıkça belirlenmesini istediklerini söyledi. İki halkın gölgelenerek karma hale getirilmesini istemediklerini kaydeden Denktaş, Annan Planı’nda belirlenen bazı yüzdeliklerin de düşürülmesini istediklerini açıkladı.
“Çünkü olduğu gibi kalırsa bizim kurucu devletimizin, Türklerin kurucu devleti olduğu anlamı ortadan kalkar ve tehlikeler belirir” diyen Denktaş, Annan Planı’nda karşılıklı mal mülk konusunda değişiklikler istediklerini anlattı.
“PLANIN DIŞINA ÇIKMAK DEĞİL”
Cumhurbaşkanı Denktaş, bu değişiklikleri istemelerinin “planın dışına çıkmak olamayacağını” ifade ederek, şöyle devam etti:
“1960 anlaşmasında olduğu gibi Türk-Rum seçim bölgesinin, Türkler ve Rumlar nerede yaşarlarsa yaşasınlar kendi kurucu devletlerinde kullanılabileceğini yine Kıbrıs’ta iki halkın varlığını korumak için talep ediyor ve bunun da açıklığa kavuşmasını istiyoruz.
Bazı yüzdeliklerin daha makul bir orana düşürülmesini istiyoruz. Yeni oluşumu Rum halkıyla Türk halkının kurucu veya oluşturucu hak ve yetkilerini kullanarak oluşturacaklarının sarahata kavuşmasını istiyoruz. Tepeden inme bir kuruluş değil, var olan iki halkın, iki eski ortağın vereceği yetkilerle kurulacağının sarahata kavuşmasını istiyoruz. Annan Planı’nda bu büyük bir müphemiyet içinde bırakılmıştır ve diyorlardı ki ‘canım bu bakir doğumdur, sen istersen öyle dersin, o isterse `hayır Kıbrıs Cumhuriyeti devam ediyor` der. Ondan sonra bunun kavgasını anlaştıktan sonra içerde yaparsınız.’ Halbuki biz kavgasız bir kuruluşa gitmek istiyoruz. Onun için sarahat istiyoruz, gerçeklere uygun bir şey istiyoruz. Bunun da Annan Planı iki halk arasında yeni bir ortaklık kurma öngördüğüne göre herhalde bunda da gocunacak bir şey yok. Öyle mi kurulur, böyle mi kurulur, mesele budur...”
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Rumların öngördüğü değişiklikler varsa bunları da planı sayfa sayfa gözden geçirerek, çok acele, vakit harcamaksızın yerine getirmek istediklerini kaydetti.
EN ÖNEMLİSİ DEROGASYONLAR
Denktaş, Türk tarafının istekleri arasında en önemlisinin “derogasyonlar” olduğunu vurgulayarak, “Derogasyonların muhakkak kalıcı olmasını, hiç olmazsa bir kısmının Türkiye AB’ye üye oluncaya kadar devamını, ama esas konularda, anlaşmanın temelini teşkil edecek konularda AB’nin temel yasasına, kuruluş yasasına eklenmesini ve değişmez hale getirilmesini istiyoruz” dedi.
Bu konuyu dün kendi aralarında konuşurken, “eğer İnsan Hakları Mahkemesi kabul etmezse her şey değişir” gibi bir durumla karşılaştıklarını belirten Denktaş, bunu kabul etmelerinin anlamının “verilmiş görünen hakların Avrupa’daki mahkemeler kanalıyla veya Avrupa’da alınacak yeni kararlarla ortadan kaldırılabilir” anlamına geleceğini, bunun da ellerinde sadece kağıt kartlar kalacağı ve 1960’tan çok daha zor duruma gelmelerini getireceğini söyledi.
 |
TÜRKİYE
Sezer'den İslam dünyasına: KKTC’ye yalıtmayı sona erdirin
Türkiye Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, The Marmara Oteli'nde düzenlenen İKÖ Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi'nin (İSEDAK) 20. Toplantısı ve İKÖ Ekonomi Konferansı'nın ortak açılış töreninde yaptığı konuşmada, İSEDAK Toplantısı ve İKÖ Konferansı'na ev sahipliği yapmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.
İKÖ'yü ilgilendiren kimi siyasal konulara değinmek istediğini söyleyen Sezer, şunları kaydetti:
“Kıbrıs'ta gerçekleştirilen 24 Nisan halk oylamalarıyla sonuçlanan son müzakere sürecinde, Türk tarafının izlediği çözüme yönelik tutum tüm dünyanın beğenisini toplamıştır. BM Genel Sekreteri'nin Mayıs ayında yayınladığı raporda, Kıbrıs Türkleri'ne baskı uygulamak veya onları dünyadan yalıtmak için hiçbir gerekçe kalmadığı kayda geçirilmiştir. Bu çerçevede uluslararası kamuoyuna ve Güvenlik Konseyi üyelerine ambargo ve kısıtlamaların kaldırılması için güçlü bir çağrıda bulunulmuştur.
Kıbrıs Türkleri'nin uluslararası yalnızlıktan kurtarılmaları gerektiğinin İKÖ üyesi dostlarımızca da paylaşıldığını biliyoruz. İKÖ üyesi tüm dost ve kardeş ülkelerden, Kıbrıs Türk halkına uygulanan yalıtma politikalarının sona erdirilmesi yönünde daha somut adımlar atmalarını bekliyoruz.
 |
DÜNYA
Yeni Kıbrıs marşında hamasete yer yok
Kıbrıs sorunu New York müzakereleriyle çözüm sürecine girerken, birleşik Kıbrıs devletinin ortak bayrak ve marşına ilişkin hazırlıklar sürüyor.
Türk diplomatik kaynaklara göre yeni kurulacak devletin bayrağı ile milli marşı gibi iki halkın ortaklaşa kullanacağı simgelerde dinî ve millî duygulara yer verilmeyecek. Bu formül Bosna-Hersek Cumhuriyeti’nin kuruluşu aşamasında kullanılmıştı.
Türkiye’nin karşılıklı uzlaşı ile şekillendirmeyi düşündüğü bayrak ve marş konusunda nötr bir çözüm düşünülüyor. Milli marşın bir bölümünün Türkçe diğer kısmının Rumca olması da seçenekler arasında yer alıyor. Halen mevcut Kıbrıs bayrağında yapılacak küçük değişiklik Türk tarafını rahatsız etmeyecek bir çözümü oluşturabilir. Bayrakta her iki tarafın kültürel özelliklerini simgeleyen sembollerden özellikle kaçınılacak. Bayrak ve marşın hazırlanması için yarışma da düzenlenebilecek. Kıbrıs marşında olduğu gibi bayrağın da bir kısmının Rumca, diğer kısmının Türkçe olabileceği ifade ediliyor.
Tür tarafı, New York’ta en iyi senaryoyu kabul ettirdi
 |
YAŞAM
Yoğurt Alerjiyi Önlüyor
Yoğurt ve kefir gibi mayalanmış süt ürünlerinde bulunan probiotiklerin, alerjik hastalıkların ortaya çıkmasını engellediği bildirildi.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, sağlık için yararlı olan ''dost mikropların'' başlıcalarının ''lactobacillus'' ve ''bifidobacterium'' olduğunu belirtti.
Bu dost mikropların, vücuda zararlı olanların bağırsaklarda tutunma yerlerini işgal ederek, üremelerini, gerekli olan besinleri tüketerek çoğalmalarını ve hastalık yapmalarını engellediklerini vurgulayan Prof. Dr. Küçükusta, yoğurt, kefir (özel bir maya mantarıyla keçi veya inek sütünün mayalanmasıyla hazırlanan ekşi içecek) ve mayalanmış sütten elde edilen diğer besinlerin, bu dost mikroplar bakımından zengin olduğunu dile getirdi.
|
|